Dört duvar arasında yankılanan her ses, bir dostun selamı değil, sadece kendi çaresizliğimin bir yankısı. “Arayanım Yok Soranım Yok,” tizksel bir parmaklığın ötesinde, ruhun en karanlık hücrelerine hapsedilmiş, unutulmuş bir canın hikayesi. İlyas Şener’in dizeleri, sadece bir mahkûmun değil; yalnızlığın, hayal kırıklığının ve tükenen umutların ortak çığlığı oluyor. Bu kitapta, dost gölgelerin kaybolduğu, güneşin doğmaya küstüğü o karanlık diyara yolculuk yapacaksınız.
Sadece bir yankı duymak için sesinizi duvara vuran, yarasını kendi tuzuyla dağlayan ve her geceden sonra bir kapı çalınmasını boşuna bekleyenlerin hikayesi...



Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.