Köklerin ve Mitolojilerin Peşinde
H
ayatım boyunca insanlığın kökenleri, ezberletilmiş mitolojilerin ardındaki somut gerçeklikler ve yeryüzündeki antik yapılar her zaman en büyük odak noktam oldu.
Yazarlık serüvenim, aslında klasik anlamda bir "roman yazma" hevesinden ziyade, yüzlerce yıldır gözümüzün önünde duran ama yanlış yorumlanan devasa bir şifreyi çözme ve bunu insanlığa duyurma zorunluluğundan doğdu. Kelimeler, bu devasa vizyonu ve sahadaki gerçeği aktarmak için kullandığım sarsılmaz birer araca dönüştü.
Gümüşhane, Genetik Havuz ve DNA Sığınağı
Bu kitabın tohumları, Gümüşhane ve çevresindeki formasyonların sadece tesadüfi coğrafi şekiller olmadığını, aksine milimetrik bir siber-lojistik ağın parçası olduğunu fark etmemle atıldı. Yazım süreci benim için masa başı mesaisinden ziyade, adeta bir genetik ve coğrafi deşifre çalışmasıydı.
"Gemi" kavramının suda yüzen bir ahşap tekne değil, kozmik yıkıma karşı inşa edilmiş devasa bir "Genetik Havuz (DNA Sığınağı)" olduğunu tam anlamıyla çözümlediğim an, kitabın omurgası da ayağa kalktı. Ege'deki Latmos ve Hindistan'daki yapıları 11 kilometrelik kaplumbağa matrisiyle aynı evrensel düzleme oturtmak, yazım aşamasının en zorlu ama en aydınlatıcı süreciydi.
Klasik Ezberleri Yıkan Bir Kurgu
Eser, büyük tufan ve radyasyon çağında insanlığın ve genetik mirasının sıfır noktası olan Gümüşhane'deki Ana Gemi'yi (Yaratılışın Kökü) ve buradan Kuş İnsanları ile Fil İnsanları'nın yeni yurtlarına (Ege ve Hindistan) yapılan kutsal tahliye operasyonunu konu alıyor.
İnsanlığa vermek istediğim en büyük mesaj şudur: Klasik ezberleri yıkın. Antik çağ, ilkel ritüellerin değil, siber-biyomekanik bir dehanın ve genetik kodlamanın çağıdır. Bugün efsane sandığımız yapılar, kurucu liderlerin anıt mezarları ve birer genetik havuzdur.
Küresel Sınırları Aşma Hedefi
Hedef kitlem; alternatif tarih araştırmacıları, bilim kurgu severler, "Antik Uzaylılar" teorisyenleri ve insanlığın kökenine dair somut, radikal cevaplar arayan yerli ve yabancı tüm sorgulayan zihinlerdir.
En büyük vizyonum, bu eserin sadece yerel sınırlarla kalmaması; İngilizce başta olmak üzere İspanyolca, Almanca, Fransızca, Rusça ve Japonca dillerine çevrilerek uluslararası arenada hak ettiği yeri almasıdır. Kitabımın sonundaki "Sahaya gelin, birlikte bakalım" çağrısıyla yabancı araştırmacıları, belgeselcileri ve tarihçileri bu coğrafyaya çekmek ve küresel ezberleri bozacak bu sürece bizzat liderlik etmek istiyorum.
Kuş İnsanları'nın İzinde: İkinci Kitap
?u anda oluşturduğum bu evrenin sınırlarını daha da genişletecek ikinci kitabım üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyorum. Sıradaki çalışmamda, İzmir'den başlayıp Muğla'ya kadar uzanan geniş bir hat boyunca kapsamlı bir şekilde Kuş İnsanları'nın izini süreceğim.
Bu bölgede, özellikle Latmos çevresinde çekilmiş bazı videolarda çok ilginç birtakım izlere rastladım. Doğru zaman ve doğru yer tespiti yapılmadan çekilen bu görüntüler bile aslında bana ve araştırmalarıma çok önemli ipuçları vermektedir. İkinci kitabımda bu ipuçlarını derinlemesine deşifre ederek Kuş İnsanları kültürünü ve Ege'deki bağlantılarını tüm detaylarıyla ortaya koyacağım.
MST Yayıncılık ile Yol Arkadaşlığı
Böylesine iddialı, vizyoner ve sınırları zorlayan bir eseri okurla buluştururken MST Yayınları ile yola çıkmak son derece doğru bir karardı.
Kitabın teknik ve tarihsel ruhunu kavrayışınız, küresel hedeflerime saygı duymanız ve süreci profesyonelce yönetmeniz bana büyük güven verdi. Birlikte çok daha büyük ve uluslararası kitlelere ulaşacağımıza inancım tam.
