“Ne zaman sustum, o zaman biraz daha kayboldum…”
Bir kadın…
Sevilmek için sustu.
Kırılmamak için sessiz kaldı.
Yalnız kalmamak için katlandı.
Ve bir gün aynaya baktığında artık kendini göremedi.
“Sustukça Kaybolan Kadın”, kadınların iç sesini bastırdığı, sınırlarını sile sile yok olduğu, “iyi kadın” kalıplarına sığmaya çalışırken kendinden vazgeçtiği o görünmez ama çok tanıdık hikâyelerin kitabı.
Bu kitapta;
Onay arayışına hapsolan,
Aldatılmanın ötesindeki ihanetlerle yüzleşen,
Toksik bağların içinde boğulan,
Kendi sınırlarını çizemeyen,
Kaybetme korkusuyla yaşayan,
En çok da… susarak yok olan kadınların sesi var.
Ama bu kitap sadece bir yıkımın hikâyesi değil.
Aynı zamanda bir yeniden doğuşun, bir uyanışın, bir dönüşümün de hikâyesi.
Her bölüm; kadının kendini hatırlamasına, sesini yeniden bulmasına, özgüvenini inşa etmesine doğru atılan güçlü bir adım.
Çünkü bir kadın sesini bulduğunda, artık kimse onu yok sayamaz.
Bu kitap, susturulmuş tüm kadınlar için…
Ama en çok da artık konuşmaya cesaret eden senin için.




Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.