Bazı kadınlar kurallara uymaz.
Bazıları ise kuralları yerle bir eder.
Ada Asil Eraslan, geçmişini geride bıraktığını sanıyordu. Annesinin kanla yazılmış sonu, ona tek bir şey öğretmişti: Güçlü ol ya da yok ol. Polis akademisinde geçen her gün, onu biraz daha keskin, biraz daha tehlikeli yapıyordu.
Oktay Baysoy ise yalnızca bir polis değil; geçmişi sırlarla, bugünü hesaplaşmalarla dolu bir adamdı. Ada’nın hayatına girdiği anda, iki taraf için de geri dönüşsüz bir savaş başladı. Zekâ oyunları, güç gösterileri ve bastırılan arzular, bu karşılaşmayı sıradan bir düşmanlıktan çok daha fazlasına dönüştürdü.
Aşk, bu hikâyede bir kurtuluş değil;
bir zaaf.
Güçlü olmak mı, yoksa hissetmek mi daha büyük bir risktir?
Aşk, entrika, cesaret ve karanlık sırlarla örülü bu hikâye; asi ruhlara, güçlü kadınlara ve sınırlarını zorlamaktan korkmayanlara…





Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.