
- Yazarlık serüveniniz nasıl başladı? Sizi bu yola yönlendiren en büyük ilham kaynağı neydi?
Yazarlık serüvenim 8. sınıfta, derslerden bunaldığım bir dönemde bir şeyler karalamaya başlamamla başladı. O zamanlar bunun ciddi bir başlangıç olduğunu düşünmemiştim. Ancak ders yoğunluğu nedeniyle yazmaya ara vermek zorunda kaldım. 10.sınıfta ise Beyza Alkoç’un yazdığı Karantina serisinin film uyarlamasını 10 Ocak 2025’te izlemem benim için bir dönüm noktası oldu.
O an ben de bir gün kendi kitabımı yazıp onu filme dönüştürme hayali kurmaya başladım. Uzun süre yazdım, sildim, yeniden yazdım. Yaklaşık altı ay sonra Gece Ateşi ortaya çıktı. Ardından polisiye ve mafya kurgulu bir hikâye yazmaya karar verdim ve sonunda Bay Asi ortaya çıktı. Bu süreç bana, yazmanın sadece bir heves değil, benim için gerçek bir tutku olduğunu gösterdi.
2. Yazarlık kariyeriniz boyunca karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız?
En büyük zorluk kendi içimdeki “yeterince iyi değilim” sesiydi; onu ise vazgeçmeyip yazmaya devam ederek aştım.
3. Yakın zamanda üzerinde çalıştığınız ya da okuyucularınızı heyecanlandıracak yeni bir projeniz var mı? Eğer varsa, ipucu verebilir misiniz?
Şu anda üzerinde çalıştığım yeni bir projem var: Atmacaya Yakalanan Kuzgun. Bölümlerini İnstagram hesabımda paylaşıyorum ve okuyucularımla anlık olarak buluşturuyorum. Bu projeyi özel kılan en güzel detay ise Bay Asi ile bağlantılı olması. İki hikâye arasında güçlü bir bağ var diyebilirim. Yani Bay Asi’yi sevenleri bu yeni projede sürprizler bekliyor.
4. İlk kitabınızı yazarken yaşadığınız en unutulmaz anı bizimle paylaşır mısınız? O zamanlarda kendinize güveniniz nasıldı?
İlk kitabımı yazarken en unutulmaz anım, hikâyenin son cümlesini yazdığım geceydi. Saat çok geçti ama içimde tarifsiz bir heyecan vardı. O an, gerçekten bir kitabı bitirdiğimi fark ettim ve uzun süre ekrana bakıp sadece gülümsedim. Çünkü bu artık bir hayal değil, somut bir emekti.
O zamanlar kendime güvenim tam değildi. Sürekli “Acaba yeterince iyi mi?” diye düşünüyordum. Ama yazdıkça ve hikâye ilerledikçe özgüvenim de büyüdü. Kitabı bitirdiğim an anladım ki en büyük güven, vazgeçmeyip sonuna kadar gitmekten geliyor.
5. İlhamınızı en çok nereden alıyorsunuz? İlham geldiğinde bunu yazıya dökme süreciniz nasıl oluyor?
İlhamımı en çok, güçlü duygulardan ve hayal ettiğim karakterlerin iç dünyasından alıyorum. İlham geldiğinde ise beklemem; o an ne hissediyorsam filtresizce yazarım, sonra sakin bir zamanda dönüp düzenlerim.
6. Kitabınızın MST Yayıncılık tarafından yayımlanma süreci nasıldı? Bu süreçte yayınevi size nasıl destek oldu?
Kitabımın MST Yayıncılık tarafından yayımlanma süreci benim için hem heyecanlı hem de çok öğretici bir deneyimdi. Sürecin başından itibaren oldukça ilgili ve destekleyiciydiler.
Editörlük aşamasında metnimi daha da güçlendirmem için yol gösterdiler, kapak tasarımı ve tanıtım sürecinde de fikirlerime değer verdiler. Kendimi yalnız hissetmediğim, aksine desteklendiğim bir süreçti. Bu da bir yazar olarak motivasyonumu artırdı.
