Mühendislik ve Hukukun Kesiştiği Yer
İ
ki ayrı disiplinde okudum: endüstri mühendisliği ve hukuk. Uzun süre bunun bir dağınıklık olduğunu düşündüm. Bugün mesleğimin tam merkezinde durduğunu biliyorum. Mühendislik bir sistemin nasıl işlediğini, paranın nereden girip nereden çıktığını görmeyi öğretir. Hukuk ise o akışın içinde kimin kazandığını, kimin kaybettiğini, kimin görünmez kaldığını sorar.
Kara para tam olarak bu iki sorunun kesiştiği yerde duruyor. Her iki lisansımı da üstün başarı derecesiyle tamamladım; ardından uluslararası ticaret hukuku alanında yüksek lisans yaptım. Sonra kariyerime ve çalışmalarıma İngiltere'de devam etme kararı aldım; De Montfort Üniversitesi'nde ikinci yüksek lisansımı tamamlayarak yapay zekâ ve telif hukuku üzerine akademik araştırmalar yürüttüm.
Kitapların Susmayı Tercih Ettiği Yer
İngiltere'de geçirdiğim yıllarda Kıta Avrupası hukuku ile Anglo-Sakson hukukunu, her ikisinin de işleyişini içeriden görerek kıyaslama imkânı buldum. İki sistemin aynı soruna nasıl farklı cevaplar verdiğini kitaptan değil, masanın başından öğrenmek, bana akademik çalışmayla elde edilemeyecek bir perspektif kazandırdı.
Bütün bu deneyim bana hukukun kitapta yazan hâli ile masaya gelen dosyadaki hâlinin her zaman aynı olmadığını gösterdi. Aradaki boşluk çoğu zaman kitapların susmayı tercih ettiği yerdir. Ben o boşluğu yazmayı seçtim.
Topluma ve Siyasete Etkisi
Kara Para ve Yozlaşma tek başına duran bir kitap değil. Daha önce çıkan Kara Para Aklama Suçu adlı kitabımın devamı. İlk kitap çerçeveyi kurdu: suçun hukuki tanımı, süreçleri ve yargısal boyutu. Ama o kitabı bitirdiğimde asıl sorunun cevapsız kaldığını gördüm: Peki bu suç topluma ne yapıyor?
Kara para aklama, görünüşte finansal bir manipülasyon olarak başlıyor. Ama zamanla bir siyasi finansman aracına, bir güç devşirme yöntemine, toplumsal adaletin aşınmasının başlıca sebeplerinden birine dönüşüyor.
Normalleşen Ahlaksızlık
Kitabın temel iddiası şu: kara para aklama ekonomik bir suç değildir. Devletin ahlakını ve toplumun vicdanını sessizce kemiren bir yozlaşma mekanizmasıdır. Para aklandığında yalnızca bir hesap temizlenmez. Bir ihale, bir kadro, bir seçim, bir savcı da temizlenebilir hâle gelir.
En çok üzerinde durduğum kavram normalleşen ahlaksızlık. Toplum bir noktadan sonra yolsuzluğu üst düzey bir suç olarak değil, hayatta kalma stratejisi olarak görmeye başlıyor. Asıl çöküş burada oluyor. Yasalar hâlâ yürürlükte, ama kimse artık onlara inanmıyor.
Birbirini Tamamlayan Eserler Dizisi
Kara Para ve Yozlaşma'nın ardından birbirini tamamlayan birkaç çalışma sürüyor. Bunlardan ilki, yayım aşamasında olan Hukuk İçinde İsyan: Sivil İtaatsizlik, Temel Haklar ve Demokratik Direniş. Bu kitap, haklarını bilmeyen bir toplumda özgürlüklerin hızla aşınacağı tespitiyle yola çıkıyor ve vatandaşın elindeki meşru araçları gösteriyor.
Bunun yanı sıra Bağlantılı Demokrasiler, Siyasi Parti Değil, Siyasi Hareket ve spor hukuku üzerine kapsamlı çalışmalar da hazırlık aşamasında. Amacım, bugünün sorunlarına çözüm ararken yarın doğabilecek sorunlara da yol gösteren kitaplar yazmak.
MST Yayıncılık ile Titiz Bir Süreç
MST Yayınları ile çalışmak iyi bir deneyim oldu ve bunu nezaketen söylemiyorum. Yayın aşamasını ve sürecin tasarımını baştan sona titiz, nazik ve hızlı biçimde yürüttüler.
Hukuk, felsefe ve siyaset bilimi arasında gidip gelen bir metnin dengesini korumak kolay değil. MST'nin editoryal katkısı, kitabın bilimsel niteliğini korurken okura ulaşmasını kolaylaştırdı. Bu çalışmanın ardından yeni eserlerde de MST Yayınları ile yola devam etmek istiyorum.
